türkiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
türkiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Ocak 2012 Çarşamba

Eminönü Güncelerinden

20 Kasım 2011 tarihindeki Eminönü Güncesinden. Galata Kulesinin tepesi yok :) diye geniş ekran olayına kaçmak durumunda kaldım. Aslında manken ortam çok yerindeydi, sanıyorum zamanlama pek iyi değildi ve kadraj berbat! Kadraj çalışmalarıma devam etmeliyim.

26 Aralık 2011 Pazartesi

Gene Yaktılar Bizi

Belçika da 4 yurttaşımızın kaldığı evin alt katında yangın çıkar... Anne baba iki tanede bebecik vardır o evde...
Yurttaşlarımız canlarını kurtarabilmek için bebeklerini kucaklarına alıp binanın ikinci katından aşşağıya atlarlar; anne ölür baba ağır yaralı bebekler sapa sağlam... Demokrasinin adaletin hukukun hoşgörünün memleketi belçika.... Yıllar yılı bize için-için bazen göstere-göstere  zarar veren, teröre her türlü musibete kucak açan belçika...
Ne alaka şimdi?
Nazilermi yada belçikanın aşırı faşistlerimi yaktı? muhtemelen hayır! Peki neden bu yazı?
Koskoca paragrafta ''itfaiye'' kelimesi varmı?

Yok!

24 Aralık 2011 Cumartesi

Maraş Hadisesi

Bir tek cümle yazacağım, sadece bir tek cümle, bu cümlede noktadan sonra bihalt yazmayacağım; Türkiye nin karanlık günlerinden haftalarından aylarından yıllarından biridir maraş, maraşta ne olmuş? kim kime ne etmiş bunları aşağıdaki noktadan sonraki fotoğrafta olan bitene siz karar vereceksiniz.

23 Aralık 2011 Cuma

Fransa Hakkında

Şimdi bu fransa vilayetinin valisi sarkozi denen it leşinin siyasi çetesinin son icadı olan sözde bilmemne tasarısı geçti... Artık inkar suç! Aha ben buradan inkar ediyorum bilmem neleri gebertmedik ! kendileri geberdiler! suçumuz yok! pis ecelleri ile geberdiler!

Sikimizden aşağı kasımpaşa mı desek ! şanzelizemi desek paris meydanları mı desek ne desek tam çıkaramadım...

Büyük elçimizi bürokratlarımızı geri çekmeyelim ! a b c d .... ö ş Ğ gibi planlar ile yalan konuşmayalım!

Recep  efendinin babasına sorsun yazısını da okumayı ihmal etmeyelim! Gayet yerinde cevaptır... Bu arada baba açıklamayı yapmış marsilya yı geçmedim diye ! atı alan üsküdarı geçmiş o tarihte ! binlerce onbinlerce cezayirli katledilmiş...

22 Aralık 2011 Perşembe

Pragmatik akın

Son dönemde üzülmeden utanmadan sıkılmadan itiraf etmem gerekirse! gerçekten Aziz Nesin ve Uğur Mumcu nun etkisinde kaldım! Bu iki çok değerli edebiyat önderinin sosyal yaşamdaki kendilerince üstlendikleri görevleri ve savaşımları da beni kısıtlı hayatçığımda etkilemekte, fikirlerimin oturmasını sağlamakta.... Aslında fikirlerimin değişkenliği söz konusu bile değil, asıl mesele çok dağınık siyasi görüşteki insanlarla beraber olmam da ve onlarla çok yakın ilişkiler içine girebilmem de...

Aziz Nesin - Boşuna Şiir

Sen yoksun.........
Boşuna yağıyor yağmur...
Birlikte ıslanmayacağız ki.....
Boşuna bu nehir......
Çırpınıp pırpırlanması.....
Kıyısında oturup göremeyeceğiz ki...
Uzar uzar gider..
Boşuna yorulur yollar..
Birlikte yürüyemiyeceğiz ki..
Özlemlerde ayrılıklar da boşuna
Öyle uzaklardayız..
Birlikte ağlayamayacağız ki
Seviyorum seni boşuna..
Boşuna yaşıyorum
Yaşamı bölüşemiyeceğiz ki ...

Beni azçok tanıyanlar bilir, şiir den hiç ama hiç haz etmem, edemedim de... Hatta çok iyi hatırlarım! Bundan yıllar önce arkadaşımın şiir kitabını tüm zorlamalara rağmen bitirememiştim.

AZİZ NESİN - HIRSIZLIK VE ZİMMET SUÇLAMASI

İlgili Savunma Metninin tamamının okunması incelenmesi gerekli, isimler tarihler internet üzerinden bakılıp kontrol edildiğinde mevzu tam olarak anlaşılabilinir! Fakat Aziz Nesin e hakaret eden başı bozukların bu savunmayı gerçekten okumaları gerekli!
HIRSIZLIK VE ZİMMET SUÇLAMASI:
Ellibir yıl önce işlenmiş ve üzerinden dört kez genel af geçmiş bir olayı yeniden söz konusu etmek genel af kavramının anlamını bilmemek demektir.
Kararda “bir toplantı yada gösteri nedeniyle çok değişik bir harekette bulunan kişinin kamunun dikkatlerini çekeceği doğaldır. Eğer kişi, toplumun yakından ilgilendiği biri ise dikkatler daha da yoğunlaşacaktır. O zaman, ilgi ve merak onun bilinmeyen yanlarına da yönelir. Öyle ki geçmişi güncelleşir ve biyografisi, olay dolayısıyla yayınlanır duruma gelir. Kişi, yaptığı çıkışla geçmişinin sergilenmesine böylece rıza göstermeş hale girer; çünkü, istiyerek yaptığı çıkışla yaşamının ortaya dökülmesini dilemiş olur.”

Türkiyedeki 4 Ana Ordu

1. Ordu = Komutanlık İstanbul Selimiye Kışlasında olup; Trakya İstanbul ve Boğazlar Bölgesinden Sorumludur.
2. Ordu = Komutanlık Malatya dadır. Görevi Anadoluyu iran ırak ve suriye den korumaktır.
3. Ordu = Komutanlık Erzincan dadır. Görevi ermenistan ve gürcistan sınırlarını korumaktır. Kuruluş mantığı ve uygulama esasları geçmişte olası rus işgali yada saldırılarından yurdumuzu korumak olarakta ifade edilebilinir.
4. Ordu = Komutanlık İzmir dedir. Görevi Anadoluyu yunan tehdidinden korumaktır. Ayrıca nato ülkelerinin birbirleriyle savaşmaları kağıt üzerinde kabul edilemez olduğundan, 1967 senesinden sonraki dönemde! Ege Ordusu olarak kurulmuştur. Nato ya bağlı olmayan statüsü ile dünyada eşi-benzeri olamayan bir ordudur.
Fotoğraf: Merhum Em. Org. Fahrettin ALTAY Paşa

21 Aralık 2011 Çarşamba

Sesleniş - Uğur Mumcu


Sesleniş 
Dağ gibi karayağız birer delikanlıydık. Babamız, sırtında yük taşıyarak getirirdi aşımızı, ekmeğimizi. 
Arabalar şırıl şırıl ışıklarıyla caddelerden geçerken bizler bir mumun ışığında bitirdik kitaplarımızı. Kendimiz gibi yaşayan binlerce yoksulun yüreğini yüreğimizde yaşayarak katıldık o büyük kavgaya. Ecelsiz öldürüldük. Dövüldük, vurulduk, asıldık. 
Vurulduk ey halkım, unutma bizi... 
Yoksulluğun bükemediği bileklerimize çelik kelepçeler takıldı. İşkence hücrelerinde sabahladık kaç kez. İsteseydik, diplomalarımızı, mor binlikler getiren birer senet gibi kullanırdık. Mimardık, mühendistik, doktorduk, avukattık. Yazlık kışlık katlarımız, arabalarımız olurdu. Yüreğimiz, işçiyle birlikte attı. Yaşamımızın en güzel yıllarını, birer taze çiçek gibi verdik topluma. Bizleri yok etmek istediler hep. Öldürüldük ey halkım, unutma bizi...

Bir Devir Kapandı

Birkaç günlük depdebe den sonra sevgili blogçuğuma kavuştum :) Ne saçma :) TBMM. Askeri Muhafız Bölükleri yerlerini polis güçlerine terk etti, meclis başkanı (herelde-tam çözemiyorum akepe faşizmini) takımlar yürütülmekteyken pekbir mutlu görünüyordu! Eee sonuçta Asker TBMM den de elini-eteğini çekiyor... Ne mutlu akepe faşizmine! Siz hiç karakolda Asker tarafından dövülen-dayak yiyen kadın duydunuz mu? Yada kadını daha rahat dövmek için ellerini arkadan kelepçeleyen karakol komutanı gördünüz mü? Tüm bu yazdıklarım yalan mı? Yemin etsem başım ağrır mı? Sözde Abdullah gül son işkence olaylarının peşinde olacağını söylemişti! sonrasında ne oldu? Bilen varmı?

15 Aralık 2011 Perşembe

Forbes - Dünyanın En Mutlu-Mutsuz Ülkeleri

Dünyanın en mutlu 10 ülkesi:
1. Norveç
2. Danimarka
3. Avusturalya
4. Yeni Zelanda
5. İsveç
6. Kanada
7. Finlandiya
8. İsviçre
9. Hollanda
10. Abd
Bu listede Türkiye yi gören varmı? Haklısınız biz 75. sıradayız... Dünya liderimiz rte ye sesleniyorum: durmak yok yola devam ! Mutluluk yanlız ekonomik refahtan sınırlı değildir elbette, bu sadece orkestranın bir parçasıdır... Dünya nın o coğrafi bölgelerinde sosyal-paylaşım-sosyal adalet vb. kavramlar ileri seviyede... Tabiki yanlız para değil... Ayrıca intihar vakkalarının en fazla olduğu ülke Norveç bu norveç dünyanın en refah ülkeside ammaaa bakkınnnnn gençler kendini öldürüyorrrr... Saçmalıklarınıda bir yana bırakın ! Türkiye de ki kadın cinayetlerini? Aile içi şiddeti? Cinsel saldırılar? Hırsızlık?Kanunsuzluk?terbiyesizlik! Cehalet ! İnsan hakları ihlalleri! Saymaya gerek varmı !!! Bu naçiz milletim, bazen çokta fazla acizleşe biliyor... 

8 Aralık 2011 Perşembe

Türkiyenin Düzeni - Doğan AVCIOĞLU


Doğan Avcıoğlu, bu yapıtıyla, birkaç yüzyıl önce yeryüzünün en ileri ülkesi olan Türkiye'nin, geri kalmış ülkeler arasına düşüşünün nedenlerini araştırmaktadır : Japonya, Ondokuzuncu Yüzyılın ilk yarısında ortaçağ karanlıkları içinde yaşarken bir silkinişte kalkınabilmiştir de, Türkiye, yüzelli yıllık kalkınma ve Batılılaşma çabalarına karşın, neden hâlâ geri kalmış bir ülkedir? Tarihsel bir değerlendirme olan bu kitap, çağdaşlaşma çabalarındaki başarısızlığın nedenlerini ortaya koyarken, çağdaşlaşma yollarının araştırılmasına açılmıştır. Türkiye'nin Düzeni yapıtı, dün ve bugün ile yetinmeyerek yarının Türkiyesinin bu temel sorununa sosyo-ekonomik açıdan bir cevap getirmeye çalışmaktadır.
Derhal Okunası Gereken Kitap !!!

2 Aralık 2011 Cuma

Özür Diliyorum

Haberin kaynağı bu rte ermenilerden kürt hainlerin torunlarından özür dileyip, yurttaşların kalplerine kin nefret tohumları ekeceğine gerçekten özür dilenmesi gerekenlerden özür dilesin. Gitsin bu aileden özür dilesin ! Rus lardan özür dilesin. Ruslar olmaz derse gitsin habur sınır kapılarında davullarla zurnalarla karşılattığı hainler yüzünden kabir lerinde ters dönmüş şehitlerden özür dilesin; onların ailelerinden özür dilesin... Türklüğe hakaret edenlerin mahkum edildiği yasaları kaldırdığı için Milletten özür dilesin !!! Kanun hükmünde kararnağmelerle meclisi perişan etmekten, ellerin hop kaldırılıp hop indirilmesiyle kabul edilmişlerle perişan edilen memleket için yurttaşlardan özür dilesin... Maraş tan Çorum dan Sivas ta yakılan insanlar dan özür dilesin, bununla da yetinmesin orada insanları yakanların avukatlığını yapanlara siyasi partisinde kucak açmayı bıraksın, hatta bakanlık koltuklarından indirsin, en iyisi işgal ettiği koltuğu bıraksın gitsin. Bıraksın halkın içine nefret tohumları ekip oy peşinde koşmayı, bıraksın bu şekilde siyasi gücünü korumayı.