5 Mart 2012 Pazartesi
Şebnem Ferah Hoşçakal
Esra Erol dan Mutlu Evlilik Formülü
Bilmem kaç senedir evlilik programı sunan esra erol, mutlu evliliğin formülünü 12 madde de vermiş. Helal olsun kendisine... Maddelere baktım, her nekadar bekar olsam da en azından maddeleri çevremdeki evli kişilere uyguladığımda esra erolun haklı olduğunu anladım... Hele hele ortak hobi benim için ileride olmazsa olmazlar dan olacak gibi... Ha bu arada konunun devamında içmesenizde olurdu - yandaki görselin videosu bulunmakta... Güneydoğulu çiftin nikah törenlerinden emsalsiz ölümsüz ilelebet payidar kalacak.... İzleyin işte! Ha bu arada çiftlerin en mutlu olması gereken anlardan biri olan nikah töreninde elemanların yüzlerine bakın... Hele kadının... İsteksiz sikişten bişey olmaz diye de bir laf vardı unuttum şimdi....
Mutlu Evliliğin Formülü
Mutlu Evliliğin Formülü
- Erkek kadından büyük olmalı. En az beş yaş büyük olmalı. Ama bu yaş farkı 15'in üstünde olmamalı.
- Evleneceğiniz zaman 'Acaba yapabilir miyim, olur mu, sevebilir miyim?' gibi bir düşünce olmamalı.
- Evleneceğiniz kişi sevdiğiniz, mutlaka beğendiğiniz, tenine dokunmaktan keyif aldığınız biri olmalı.
- Ne erkek ne de kadın birbirini değiştirmesin. Benim için en önemli kıstas bu: 'Beni bugün var olduğum gibi tanıdın, böyle kabul etmelisin. Üç gün sonra sende şunu beğenmedim,' diyorsan o ilişki asla yürümüyor.
- Ne erkeğin hükmü altına giren kadından hoşlanıyorum ne de erkekten çok şey talep eden kadından. Kadın ya da erkek, insanın bir duruşu olmalı.
Etiketler:
12 maddesi,
esra erol,
mtlu evliliğin formülü
4 Mart 2012 Pazar
Sivas Katliamı ve Katillerin Akp li Avukatları Savunucuları
KATİLLERİN AK PARTİLİ SAVUNUCULARI
Av. Celal Mümtaz Akıncı - Afyon Barosu Başkanı ve AKP oylarıyla Anayasa Mahkemesi üyesi;
Av. Hayati Yazıcı AKP’nin Devlet Bakanı;
Av. Haydar Kemal Kurt - AKP Isparta Milletvekili;
Av. Zeyid Aslan - AKP Tokat Milletvekili, Başbakan Erdoğan’ın eski avukatı;
Av. Hüsnü Tuna - AKP Konya Milletvekili;
Av. Burhanettin Çoban - Afyonkarahisar AKP’li Belediye Başkanı;
Av. Faik Işık - Başbakan Erdoğan’ın ve Süleyman Mercümek’in avukatı;
Av. İbrahim Hakkı Aşkar - 22. Dönem AKP Afyon Milletvekili;
Av. M. Ali Bulut - AKP Maraş Milletvekili ve Anayasa Komisyonu üyesi;
Av. Bülent Tüfekçi - AKP Malatya İl Başkanı;
Av. Halil Ürün - RP kayıp trilyon davası sanığı, AKP Afyon Belediye Başkan adayı;
Av. Mevlüt Uysal - AKP İstanbul Başakşehir Belediye Başkanı;
Av. Nevzat Er - Eski AKP Eminönü Belediye Başkanı;
Av. Suat Altınsoy - AKP Konya İl Başkanı Yardımcısı;
Av. Tayfun Karali - İstanbul Büyükşehir Belediyesi Darülaceze Müdürü;
Av. Ferruh Aslan - İstanbul Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın Müdürü;
Av. İbrahim Kök - AKP Elazığ Milletvekili Aday Adayı;
Av. Ali Aşlık - Eski AKP İzmir İl Başkanı;
Av. Bedrettin İskender - AKP Ümraniye Belediye Başkan adayı;
Av. Ekrem Bedir - Sakarya AKP Hendek Belediye Meclis Üyesi;
Av. Faruk Gökkuş - AKP Kâğıthane Belediye Başkanlığı Aday Adayı;
Av. Hasan Hüseyin Pulan - AKP İstanbul İl Disiplin Kurulu üyesi;
Av. Hurşit Bıyık - AKP Trabzon İl Başkan Yardımcısı;
Av. Reşat Yazak - Anadolu Ajansı Yönetim Kurulu Üyesi.
Av. Celal Mümtaz Akıncı - Afyon Barosu Başkanı ve AKP oylarıyla Anayasa Mahkemesi üyesi;
Av. Hayati Yazıcı AKP’nin Devlet Bakanı;
Av. Haydar Kemal Kurt - AKP Isparta Milletvekili;
Av. Zeyid Aslan - AKP Tokat Milletvekili, Başbakan Erdoğan’ın eski avukatı;
Av. Hüsnü Tuna - AKP Konya Milletvekili;
Av. Burhanettin Çoban - Afyonkarahisar AKP’li Belediye Başkanı;
Av. Faik Işık - Başbakan Erdoğan’ın ve Süleyman Mercümek’in avukatı;
Av. İbrahim Hakkı Aşkar - 22. Dönem AKP Afyon Milletvekili;
Av. M. Ali Bulut - AKP Maraş Milletvekili ve Anayasa Komisyonu üyesi;
Av. Bülent Tüfekçi - AKP Malatya İl Başkanı;
Av. Halil Ürün - RP kayıp trilyon davası sanığı, AKP Afyon Belediye Başkan adayı;
Av. Mevlüt Uysal - AKP İstanbul Başakşehir Belediye Başkanı;
Av. Nevzat Er - Eski AKP Eminönü Belediye Başkanı;
Av. Suat Altınsoy - AKP Konya İl Başkanı Yardımcısı;
Av. Tayfun Karali - İstanbul Büyükşehir Belediyesi Darülaceze Müdürü;
Av. Ferruh Aslan - İstanbul Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın Müdürü;
Av. İbrahim Kök - AKP Elazığ Milletvekili Aday Adayı;
Av. Ali Aşlık - Eski AKP İzmir İl Başkanı;
Av. Bedrettin İskender - AKP Ümraniye Belediye Başkan adayı;
Av. Ekrem Bedir - Sakarya AKP Hendek Belediye Meclis Üyesi;
Av. Faruk Gökkuş - AKP Kâğıthane Belediye Başkanlığı Aday Adayı;
Av. Hasan Hüseyin Pulan - AKP İstanbul İl Disiplin Kurulu üyesi;
Av. Hurşit Bıyık - AKP Trabzon İl Başkan Yardımcısı;
Av. Reşat Yazak - Anadolu Ajansı Yönetim Kurulu Üyesi.
Adıyaman da alevi lerin evleri işaretlendi, iktidar güçleri ve onlara bağlı olan emniyet güçleri sessiz kaldılar, yetmedi bunları çocuklar yaptı... dendi.. Olayı küçültmek isteğindeler, o büyük demokrasi şantajcısı önemli kadın gazeteciler sorospular nerede? Korktular mı islami terörist kapitalistler den? Adıyaman gibi memlekette bu tarz hareketin gerçekleşmesi ancak akepe ye yarar! Katliam! Bizim iktidarımızda Alevileri yaktık diyip oy dilenirler, sonuçta sivasın katillerinin savunuculuğunu yapmaktan utanmıyorlar; gerçek ortada değilmidir?
Metin Işık - lay lay lom Galiba sana göre sevmeler
Metin Işık - lay lay lom Galiba sana göre sevmeler
Etiketler:
lay lay lom Galiba sana göre sevmeler,
Metin Işık
3 Mart 2012 Cumartesi
Rizeliler Uzayda - İdris Naim Şener
Hükümetin önde gelen filozoflarından olan içişleri bakanı idris naim şener:
“Rize'nin nüfusu da 320 bin. Ancak 820 bin Rizeli'de başka illerde, başka ülkelerde yaşıyor. Bizden habersiz başka gezegenlere de gitmiş olabilirler. Arayıp bulmak gerekebilir”
demiş... Hakikaten çeşitli demokrasi açıklamalarından sonra gelen bu rize lilerin uzaya da gitmiş olduğu fikri- ni ortaya atması; kendi kendinide geçtiği anlamına geliyor... Sanıyorum bu dakikadan sonra idris naim şener filozoflukta uzaylılarla yarışacaktır.
KİNDAR GENÇLİK İSTEYENE ÖRTÜLÜ ÖDENEKTEN İKRAMİYE
Necip Fazıl Kısakürek, Başbakan onu çok seviyor. Menderes’te çok severdi. O kadar çok severdi ki, ona örtülü ödenekten para bile verirdi. O da bu paralarla dergi çıkarır, alternatif gençliğe hitabeler yazardı. Buraya geleceğiz, önce şu para işlerini yazalım:
1951’de 50 bin lira
1952’de 50 bin lira
1954’de 18 bin 500 lira
1955’de 10 bin lira
1957’de 5 bin lira
1957’de 5 bin lira (Kendisi hapisteyken eşine)
1958’de 10 bin lira (Bir kısmı Teyfik İleri eliyle)
1959’da 10 bin lira (Teyfik İleri eliyle)
Bunlar Yassıada duruşmalarının zabıtlarında yer almaktadır.(Ş.Çizmeli, Menderes-Demokrasi Yıldızı, s:228)
Necip Fazıl’ın örtülü Menderes desteğiyle çıkardığı Büyük Doğu dergisini hararetle takip eden “kininin davacısı” bir gençlik de vardı elbette...
Mesela birisi Hüseyin Üzmez’di. Gazeteci Ahmet Emin Yalman’ı vurdu. Yetmiş yaşında Vakit gazetesi yazarıyken de küçük yaşta çocuğa cinsel istismardan tutuklandı.
Diğeri Hizbullah lideri Hüseyin Velioğlu idi ki, o da bir hücre evinde polisle çatışırken vuruldu.
KİN DAVASI KUR’AN DA YOK
Başbakan’ın özlemini çektiği “kininin davacısı gençlik”, sürekli referans verdiği İslam’da var mı? Kuran’a bakalım.
Ali İmran-134: “O takva sahipleri ki, bollukta da darlıkta da Allah için harcarlar, öfkelerini yutarlar ve insanları affederler.(...)”
Maide-8: Bir topluluğa duyduğumuz kin sizi adil davranmamaya itmesin, adaletli olun(...)
2 Mart 2012 Cuma
İslamcı Sosyalistlere Göre Dindar Kimdir
Dindar gençlik yetiştirme tartışmaları almış başını gidiyor. taraftarı var, karştları var... Daha önemlisi herkesin bir fikri var.
Bu fikirleri destekleyenlerin büyük çoğunluğu ekonomik dağılımda en bahtsız olanları. Bu fikirlerin sahipleri ise ekonomik doygunluğa ulaşmış ve hızla zenginleşmeye devam edenler...
Bu büyük çelişkinin en büyük nedeni bilmemektir. Toplumu dindar söylemlerle yönlendirerek politika yapanların sürekli referans gösterdiği dini ve Kur'an'ı bilmemek...
Ne kadar iyi Müslüman olduklarını bir bir vitrinde sergilercesine öne çıkaran, acıklı buluşmalar yapan, siyasetini din üzerine kuranların neredeyse hepsi zengin adamlardır...
Dini konuşma ve telkinlerle duyguları coşturularak bu adamların arkasından meydanları dolduran halk yığınlarının ise aslında temel kaygıları daha iyi bir hayattır. İnsan gibi yaşayabilecekleri bir hayat...
Fakat bu taleplerinin hesabını sormazlar. çünkü bilmezler.
Onlara din adına anlatılan, biat etmeleri, yetinmeleri, örtünmeleri ve "dindar" politikacılara oy vermeleridir.
Liderleri çok zengin, kendileri çok fakir olabilir, ses çıkarmamaları öğretilir.
Kazandıkları, yaşamlarına bile yetmeyebilir, olsun, daha fazlasını istememeleri öğretilir.
Toplumda eşit muamele görmediklerini fark ettiklerinde, "neden" diye sormamaları öğretilir.
Soranlar da çıkar bazen, onlar derhal fasık, münafık, bozguncu, hatta komünist ilan edilir.
1 Mart 2012 Perşembe
Recep Kendine Sikke Bastırdı
Yüro ya aşırı benzerlik gösteren, chp li adamların da recep sonunda kendine sikke bastırdı dediği o müthiş amblem yada şekil... Efendim yarışma yapmışlar ondan sonra merkez bankasının süper grafikerleri altın oranda değişikliklere gitmiş... Helal olsun, tayyip lirası hayırlı olsun.
ha unutmadan odatv de yürodan bozma diye nitelemiş; katılmamak elde değil.
Yolcu Yolunda Gerek Nilüfer
Sevmek eskidenmiş güzelim
Sanki yıllar öncesinde kalan aşkımız bir masalmış bir tanem
Düş yerine gerçekmiş yaşanan
Yarınlar bizim için geç artık
Çok geç artık sana dönmek
Hani giderken bana demiştin ya sen
Yolcu yolunda gerek
Sevgi bizim için yok artık
Yok artık bir daha sevmek
Hani giderken bana demiştin ya sen
Yolcu yolunda gerek
Bitti denen yerden başlamak ve gözlerini açmak yeniden
Belki de sevinçle kucaklaşıp
Başlarız kaldığımız yerden
Yarınlar bizim için geç artık
Çok geç artık sana dönmek
Hani giderken bana demiştin ya sen
Yolcu yolunda gerek
Sevgi bizim için yok artık
Yok artık bir daha sevmek
Hani giderken bana demiştin ya sen
Yolcu yolunda gerek...
Amerikan Ajanı Kimdir? www.kizilhack.org
( LÜTFEN DİLEKÇEYİ NET OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ)
Bir takım hekırlar ankara ve kırıkale emniyet müdürlüklerinin web sunucularını heklemiş, sunucu içindeki bazı isimli-isimsiz ihbar mail lerini yayınlamışlar... Oturdum ihbar mektuplarını inceledim okudum insanımızın ne kadar alçak ve cahil olduğunu - bu milletin demokrasiden özgürlükten hiçbir şekilde nasibini almadığını, çöldeki deve ile aynı şitandartlarda yaşamasının aslında onlara evla olduğunu, bunun içinde tüm bu gerici hareketlerin temelini bir kere daha anladım... İhbar maillerinden bir tanesi yukarıda! AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİNİN BAŞBAKAN YARDIMCISININ PROTESTO EDİLMESİNİ kendisine yediremeyen Allah dostu süper güçlere sahip biri... Bu millet bu kadarmı ajan dır, bukadarmı haindir bukadarmı satılmıştır!
Bu ihbar mektuplarına bakıyorum da acaba diyorum bende fişlendim mi? Beni de takip ediyorlar mı? Acaba diyorum hangi amerikan ajanının hangi ingiliz casusu tarafından journallendim...
UNUTMADAN BAŞBAKAN YARDIMCISININ TSK YI ŞİKAYET ETTİĞİ, POLİSİNİN AMERİKAN GİZLİ SERVİSLERİNE BİLGİ VERDİĞİ BİR ÜLKEDE, VATANDAŞININ BUNU YAPMASI GAYET NORMAL...
not: bu amerikan ve ingiliz casusunu yaptığı bu büyük muhbirlikten ve journalcilikten dolayı kutluyor ve başarılarının devamını diliyorum... Bugün bu işbirliğine açık insanlar dağlar gibi oylar vererek bir siyasi çeteyi başımıza bela ettiler... Yazıklar olsun!
not: bu amerikan ve ingiliz casusunu yaptığı bu büyük muhbirlikten ve journalcilikten dolayı kutluyor ve başarılarının devamını diliyorum... Bugün bu işbirliğine açık insanlar dağlar gibi oylar vererek bir siyasi çeteyi başımıza bela ettiler... Yazıklar olsun!
Kusura Bakma Patron
Sizin cebinize girmedi ya yılan…
Bin yıl yaşasın…
*
Yuvalara girdi…
Yatak odalarına süzüldü…
Suçsuzların telefonlarına, bilgisayarlarına, dudaklarına, dillerine dolandı…
Özel yaşamlarına sızdı insanların…
Sonuçta; çağdaş yaşamı, laik Cumhuriyeti savunanlar… Hukuku, adaleti, demokrasiyi arayanlar tek başlarına kaldılar…
*
Ama siz patronlar…
Bu ülkenin size verdiği olanaklar, bu toprakların size sağladığı nimetler, bu Cumhuriyetin size verdiği özgürlükler üzerine kurduğunuz zenginlikler bozulmasın diye, görmemezlikten geldiniz…
“İstikrar var ya” dediniz…
Oysa yoktu…
Hukukun, adaletin, çağdaşlığın, demokrasinin, insan haklarının olmadığı yerde “istikrarın” olmayacağını bilmeyecek kadar mı cahildiniz?..
*
Ve önceki gün paparayı yediniz işte…
Ülkenin en ciddi ve önemli sivil toplum örgütü TÜSİAD olarak, eğitimle ilgili görüş bildirmenin karşılığını, azarlanarak aldınız…
Sizi milletten dahi saymadı…
Bin yıl yaşasın…
*
Yuvalara girdi…
Yatak odalarına süzüldü…
Suçsuzların telefonlarına, bilgisayarlarına, dudaklarına, dillerine dolandı…
Özel yaşamlarına sızdı insanların…
Sonuçta; çağdaş yaşamı, laik Cumhuriyeti savunanlar… Hukuku, adaleti, demokrasiyi arayanlar tek başlarına kaldılar…
*
Ama siz patronlar…
Bu ülkenin size verdiği olanaklar, bu toprakların size sağladığı nimetler, bu Cumhuriyetin size verdiği özgürlükler üzerine kurduğunuz zenginlikler bozulmasın diye, görmemezlikten geldiniz…
“İstikrar var ya” dediniz…
Oysa yoktu…
Hukukun, adaletin, çağdaşlığın, demokrasinin, insan haklarının olmadığı yerde “istikrarın” olmayacağını bilmeyecek kadar mı cahildiniz?..
*
Ve önceki gün paparayı yediniz işte…
Ülkenin en ciddi ve önemli sivil toplum örgütü TÜSİAD olarak, eğitimle ilgili görüş bildirmenin karşılığını, azarlanarak aldınız…
Sizi milletten dahi saymadı…
29 Şubat 2012 Çarşamba
Kin ve Öc Peşinde Koşanlar
Yeni Sevr özlemiyle yanan AB-D Emperyalistleri, Malazgirt’in, Haçlı Seferleri hezimetinin, 29 Mayıs 1453’ün, Çanakkale’nin ve Birinci Kuvayimilliye’nin öcünü almak istiyor...
“Ergenekon Davası” adlı CIA operasyonu işte bu niyetin ve projenin bir ürünüdür.
Türkiye Cumhuriyeti’nin 26’ncı Genelkurmay Başkanı Emekli Orgeneral İlker Başbuğ’un tutuklanıp, AB-D’nin Türkiye’deki Guantanamo’su olan Silivri Zindanına ya da Toplama Kampına tıkılması da alçakça ve sinsice yürütülen şeytanî planın bir parçasıdır. Yeni bir aşamasıdır. Duruma, şartlara, sürece göre ayarlanan bir zamanlamayla namuslu, yurtsever, Mustafa Kemalci Cumhuriyet Eski Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya’ya, geçen Ağustos’ta bu CIA projesi davayı protesto amacıyla istifa eden 27’nci Genelkurmay Başkanı Orgeneral Işık Koşaner ve Kuvvet Komutanlarına ve hatta yine bu paşalarla aynı kalitede olan önceki Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’e kadar vardıracaklardır saldırılarını.
Saldırıyı planlayan da yöneten de AB-D’nin en gözde casus örgütü CIA’dır. AB-D Emperyalistlerinde insafın, merhametin, insanlığın zerresi olmadığı, onların yüz elli yıldan beri yaptıklarından; döktükleri kandan, kıydıkları yüz milyonlarca masum insanın canından bellidir.
Yazının tamamında derginin memleket durumuyla ilgili çözümlemesi bulunmakta... Çok değerli bir yazı!
Mustafa Kemal’in orduya yüklediği misyon
Mustafa Kemal’in orduya yüklediği misyon…
M. Kemal’in orduya nasıl bir misyon yüklediğini, dolayısıyla da nasıl baktığını görelim bir de:
“Efendiler!
“Eski silah arkadaşlarımla böyle yakından ve samimi temasta bulunmaktan büyük vicdani zevk hissediyorum. Sizinle oturup uzun hasbıhal etmek isterdim. Fakat çoksunuz; müsait yer de yok. Bu sebeple hissiyatımı birkaç cümle ile mülahaza etmekle yetineceğim.
“Arkadaşlar!
“İngilizler ve yardımcıları, milletimizin bağımsızlığını imhaya karar vermişlerdir. Milletler bağımsızlıklarını hiç kimsenin lütuf ve atıfetine borçlu değildir.
“Hiç kimse kimseye, hiçbir millet diğer millete, hürriyet ve bağımsızlık vermez. Milletlerin tabiatında en yaratılıştan mevcut olan bu hak, milletlerce kuvvede, mücadele ile mahfuz bulundurulur. Kuvveti olmayan, dolayısıyla mücadele edemeyen bir millet, mahkûm ve esir vaziyettedir. Böyle bir milletin bağımsızlığı gasp olunur.
“Dünyada hayat için, insanca yaşamak için, bağımsızlık lâzımdır. Bağımsızlık sahibi olmak için, kuvvet sahibi olmak ve bunun için mevcudiyetini ispat etmek icap eder. Kuvvet ordudur.
“Ordunun hayat ve saadet kaynağı, bağımsızlığı takdir eden milletin, kuvvetin lüzumuna olan vicdanı imanıdır.
“İngilizler, milletimizi bağımsızlıktan mahrum etmek için, pek tabii olarak evvela onu ordudan mahrum etmek çarelerine giriştiler. Mütareke şartlarının tatbikatı ile silahlarımızı, cephanelerimizi, bütün müdafaa vasıtalarımızı elimizden almaya çalıştılar. Sonra kumandanlarımıza ve subaylarımıza tecavüz ve taarruza başladılar. Askerlik izzetinefsini yok etmeye gayret ettiler.
Etiketler:
mustafa kemal,
Mustafa Kemal’in orduya yüklediği misyon,
TSK
Karar Verildi Hareket Başladı Yeni Nesil Sevr cilere
“… Karar verildi, hareket başladı. Artık maskeler atıldı. Türkiye, parçalanacak, Türkiye halkı esir, alçak, sefil ve perişan edilecektir. Maksat bu idi ve bu zalim gayeye varmak için hatır ve hayale gelmeyen her türlü tedbire müracaat edildi ve bu hususta Batı’nın bazı hükümetleri ve siyasi kişileri bunun böyle olmasında ısrar ediyordu ve bugün de ısrar ediyor.” (Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri II, s. 38-39)
Not: Plan aynı, hükümetler neredeyse aynı değişen sadece isimler! Fakat biz buradayız ve her türlü emperyalist uşağın karşısındayız... Ülkesini milletini tüm değerlerini yabancılara şikayet edenlerin, onlardan medet umanların ve tüm bunların karşılığında ruhunu dahi iyi bir fiyata satışa çıkaranların karşısındayız!
1918 de başlanıp 1919 temelleri atılan devrimci mücadele asla bitmeyecek!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



