bağımsız olmayan bağımlı yargı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bağımsız olmayan bağımlı yargı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Nisan 2012 Cuma

28 Şubat

28 Şubat Dönemi Sonunda Yargı Tarafından Ele Alındı; Acaba Yargı yerine İktidar Güçleri Yazmak Daha mı Doğru Olur-du?

Bugün ortaya yırtık dondan fırlamış katır daşşağı gibi düşenler - 28 şubat sürecini karalayanlar, acaba o dönem neler yaptılar?

Acaba feto denen yaratık o dönemde ne türlü beyanlarda bulundu?

Acaba akepe oluşumunun içindeki ağır toplar o gün nelerle uğraşıyorlar???

Feto denen adi yaratığın 28 Şubat için erbakan kişisine dedikleri bugün nasıl unutuldu? Yada erbakan denen şahsın kanlı mı geleceğiz kansız mı geleceğiz sapkınlıkları ne çabuk unutuldu!!! Bu millet toptan şuurunu kaybetti! Yazıklar olsun! 

Darbeciler bir-bir içeri tıkılıyor; darbeci generaller içeri alınıyor - hesapsız kalmayacak dedikleri dava nın o tarihte nekadar elzem olduğunu bugün unutanlar  BİRİNCİ SINIF BİRER VATAN HAİNİDİR.

3 Şubat 2012 Cuma

Artık Yorum Yapmak Haber Paylaşmak Suç

Artık yorum yapmak, haber paylaşmak basbayağı suç haline geldi!


AKP sosyal medyayı da başına bekçi köpekleri bırakılıp ona buna saldırtılacak bir mecra sanıyor.
Sosyal paylaşım sitelerinde yazılan bir yorum bile suç konusu haline geldi. Artık haber paylaşan, ufacık eleştirel yorumlarda bulunan kişiler dahi cezalandırılabiliyor.

Geçtiğimiz gün Milliyet Gazetesi Ankara temsilcisi Fikret Bila’nın köşesinde yer bulan Birleşik Arap Emirlikleri ziyaretinin üçüncü gününde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül KCK operasyonlarının eleştiri konusu olması hakkındaki soruya şöyle yanıt verdi: “Eleştirilebilir tabii. Memleket açık bir memleket. Bunlar memleketin gücüdür. Ya bir de eleştirilemese, karşı çıkılamazsa. İtirazlar mahkeme nezdinde de oluyor, kamuoyu nezdinde de.”

Oysa artık Facebook, Ekşi Sözlük gibi sosyal paylaşım sitelerinde dahi düşüncelerini ifade edenler, daha doğrusu AKP’yi ya da AKP zihniyetini eleştirenler soruşturma, sürgün, uzaklaştırma, fişlenme gibi cezalarla ile karşı karşıya kalıyor.

İ.Ü.'de hocanla aynı düşünmek zorunda mısın?
İstanbul Üniversitesi’nde bir öğrenci hakkında bir sosyal paylaşım sitesinde yaptığı yorum nedeniyle fakülte kurulu tarafından disiplin soruşturması açıldı.

2 Şubat 2012 Perşembe

Darbeci, tacizci ve polis katili - Gazeteciler


Zindandaki gazetecileri

Bilmemne paçavrasının bilmem kaçıncı yıldönümünde;

Darbeci, tacizci ve polis katili diye nitelendirmek, bu ülkede ancak recep e yakışırdı...
Yada
Bir gazetenin 25 nci kuruluş yıldönümünde konuşan Başbakan Erdoğan; tutuklu gazeteci yazar çizer aydınlar için şu ifadeleri kullandı:
''Darbeci, tacizci ve polis katilleri''
Peki 25 nci kuruluş yıldönümünü kutlayan bu gazetede çalışan yazarlar çizerler bu açıklama için ne dedi? Yada tepki gösteren oldu mu? Yani-Yada bu adamın sözlerinin tamamı mı doğru! bu adamın hiçbir yanlışımı olmaz? Hiçmi eleştirilecek bir yanı yoktur? PEYGAMBER Mİ LAN BU ADAM?

21 Ocak 2012 Cumartesi

BİR DOKUN, BİN PİŞMAN OL

Deniz Feneri e.V. bağlantılı soruşturmanın Türkiye ayağının başındaki en önemli isim Cumhuriyet Savcısı Nadi Türkaslan’ın 3 yılda başına gelenler, “dokunan yanar” sloganıyla örtüşüyor. Türkaslan’ın Ekim 2008’den bu yana yaşadığı süreç; iktidardaki isimlerle yakınlığı kamuoyuna yansıyan Deniz Feneri sanıklarıyla ilgili soruşturmayı nasıl zorluklarla yürüttüğünü de ortaya koyuyor.

1- Adli yardım talebinde by-pass edildi

Almanya’nın adli yardım talebiyle ilgili başvurusu, soruşturmayı yürüten Türkaslan yerine başka savcılarca değerlendirildi. Almanya’nın zanlıları Türkiye’de sorgulama talebi şaşkınlık yaratan bir kararla reddedildi. Reddeden savcı ilk önce HSYK yedek üyesi oldu, daha sonra Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekilliği’ne atandı. Türkaslan’ın Deniz Feneri soruşturmasından el çektirilmesinden sonra yerine atanan iki savcı üst makam olarak bu isme bağlandı.

2-Telefonları dinlendi

Türkaslan’ın telefonlarının dinlendiği iddiası yapılan haberlerle kamuoyuna yansıdı. Bu iddia yalanlanmadı.

3- Almanya'ya gitmesi bürokrasiye takıldı

18 Ocak 2012 Çarşamba

Diktatörlük Zamanları


Silivride yatan iki adam varmış, bunlar haftalık hava alma günlerinden birinde  dışarı çıkartılmışlar, bahçenin kenarındaki otlardan yolup odalarına (zindan) götürüvermişler! Sonrası ise!
* 2 ay açık görüşsüzlük cezası!

İnsani her durum ve ortam dan silivride yatanları soyutlamak sonuna kadar cezalandırmak, hatta çimenden topraktan alıkoymak! Faşist iktidar ve yargı sistemi diye başka neye denir? 

İlker BAŞBUĞ tahliye edilmedi

Tahliye yada tutuksuz yargılanma hele hele yüce divanda yargılanma talepleri tekrar red edildi! Sebep kuvvetli şüphe, davalının süreçte takıntığı tavırlara ve tutumlarına bakıldığında delilleri kararta bileceği kuşkusu... 
Deliller nasıl karartılacak? Gerçekten anlamıyorum! Kaçma ihtimali!
Bakın arkadaşlar! gemiyi en son kaptan! en başta ise fareler terk eder!
Göreceksiniz kaptanlar en son! fareler en başta terk edecek! Geçmişimize bir bakın, türklük tarihine kahramanlıklara! İçimizde hep fareler oldu! bazen bu fareler kaptanların; kaptanların yanında bulunanlardan fazlada oldu! Sıkıya bindiğinde iş! fare gibi davrandılar! Azgın sulardan yana durdular! Hiç akıllarına akan yerinde duramayan sellerin fırtınaların karşısında set olmayı hiç beceremediler! Zora binince hemen yabancıların gemilerine binip bir gece vakti memleketi yani gemiyi terk ettiler!... Fare duygularına yenik düştüler, bir parça pis peynir için gemilerini-vatanlarını sattılar!