Ayasofya hakkında bilgi
Ayasofya Müzesiyle ilgili bilgi
Ayasofya Müzesi hakkında bilgi
Günümüz de ayakta kalan mimari şaheserin aslında 3. Ayasofya olduğunu öncelikle bilmemiz şarttır. İlk yapının imparator I. Konstantinos 324-337 yılları arasında ahşap çatılı olacak şekilde yaptırıldığı; zamanın konstaninapolis (istanbul) nde çıkan bir isyan neticesinde yandığı düşünülmektedir. Fakat ilk yapılan katedralden bugün elimize geçen herhangi bir şey yoktur. Daha sonra bizans imparatorluğunun tahtına geçen imparator II.Theodosius ayasofya katedralini milattan sonra 4′ncü yüzyılda yeniden inşa ettirmiştir. Aynı şekilde kubbe gene ahşaptan yapılmıştır. Ancak yapı I. Jüstinyen’in imparatorluk zamanında çıkan nika isyanısonrasında yanmış ve çok büyük hasar görmüştür. Genç imparator milattan sonra 532 yılında dünya da eşi benzeri görülmemiş muhteşemlikte ve büyüklükte bir ayasofya nın yapılması için ikinci ayasofya nın tamamen yıkılıp yerine yeni daha büyük daha azametli hatta dünya üzerinde o ana kadarki en büyük yapının yapılmasını emretmiştir.
Günümüz de ayakta kalan mimari şaheserin aslında 3. Ayasofya olduğunu öncelikle bilmemiz şarttır. İlk yapının imparator I. Konstantinos 324-337 yılları arasında ahşap çatılı olacak şekilde yaptırıldığı; zamanın konstaninapolis (istanbul) nde çıkan bir isyan neticesinde yandığı düşünülmektedir. Fakat ilk yapılan katedralden bugün elimize geçen herhangi bir şey yoktur. Daha sonra bizans imparatorluğunun tahtına geçen imparator II.Theodosius ayasofya katedralini milattan sonra 4′ncü yüzyılda yeniden inşa ettirmiştir. Aynı şekilde kubbe gene ahşaptan yapılmıştır. Ancak yapı I. Jüstinyen’in imparatorluk zamanında çıkan nika isyanısonrasında yanmış ve çok büyük hasar görmüştür. Genç imparator milattan sonra 532 yılında dünya da eşi benzeri görülmemiş muhteşemlikte ve büyüklükte bir ayasofya nın yapılması için ikinci ayasofya nın tamamen yıkılıp yerine yeni daha büyük daha azametli hatta dünya üzerinde o ana kadarki en büyük yapının yapılmasını emretmiştir.
Ayasofya I. Jüstinyen açısından çok önemlidir, nika isyanında tahtından indirilmek istenmesi, isyancıların binlercesinin sarayına yaklaştıkları halde karısı imparatoriçe Theodora nın telkinleri ve generalleri sayesinde hayatta kalması ve bu isyan yüzünden kutsal sayılan eski yapının zarar görmesi onu yeniden şehrin en büyük katedralini yapmaya itmiştir. Fakat tek farkla; imparator sadece konstantinapolisin değil tüm dünyanın en büyük en akılda kalıcı en azametlisini kuşaklardan kuşaklara anlatılan ve unutulmayacak bir yapının hem kendi imparatorluğunu simgeleyeceğini hemde kendisini simgeleyeceğini bildiğinden bu denli bir yapıyı inşa ettirmiştir.