19 Şubat 1915 te başlayan egemenlerin Çanakkale Boğazı sevdası, 18 Mart taki son saldırının da bertaraf edilmesi sonucunda tarihe gömülmüştür... Egemenler bununla da yetinmeyecektir...
18 Mart Çanakale Deniz Zaferi (19 şubat ta başlayan deniz saldırılarının sonuncusu 18 mart ta gerçekleşmiştir) 6 saat 45 dakikada kazanılarak, ingiliz-fransız deniz filo-ları çok ağır kayıp ve hasarlar alarak! egemen güçler Çanakkale nin denizden aşılamayacağını anlamışlardır... Yeni Fikirleri ise kara dan kepaze olmaktır! Bu sapıklıklarınada 25 Nisan da başlayacaklar... Ya Bismillah 25 Nisan!
Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyâda eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi.
-Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya-
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.
Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!
Nerde-gösterdiği vahşetle 'bu: bir Avrupalı'
Dedirir-Yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,
Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi!
Eski Dünyâ, yeni Dünyâ, bütün akvâm-ı beşer,
Kaynıyor kum gibi, mahşer mi, hakikat mahşer.
Yedi iklimi cihânın duruyor karşında,
Avusturalya'yla beraber bakıyorsun: Kanada!
Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk:
Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.
Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ...
Hani, tâuna da züldür bu rezil istilâ!
Ah o yirminci asır yok mu, o mahlûk-i asil,
Ne kadar gözdesi mevcûd ise hakkıyle, sefil,
Kustu Mehmedciğin aylarca durup karşısına;
Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına.
Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz...
Medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz.
Sonra mel'undaki tahribe müvekkel esbâb,
Öyle müdhiş ki: Eder her biri bir mülkü harâb.
